top of page

Trump'tan Küba Açıklaması: Küba'yı Alma Onuru Benim Olacak

  • 17 Mar
  • 2 dakikada okunur

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada Küba hakkında son derece dikkat çekici sözler sarf etti. Küba'nın mevcut kriz nedeniyle zayıfladığını öne süren Trump, adayı "alma onurunun" kendisine ait olacağını ilan etti. Bu açıklamalar, ABD-Küba ilişkilerini yeniden uluslararası gündemin ön sıralarına taşıdı.


Trump Ne Dedi?


Beyaz Saray'da gazetecilere konuşan Trump, Küba üzerinde istediği her adımı atabileceğini ileri sürdü. Trump, "Hayatım boyunca ABD ile Küba arasındaki ilişkiyi duydum. ABD bunu ne zaman yapacak diye sorulurdu. Küba'yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum" dedi. Küba'nın "çok zayıflamış bir ülke" olduğunu iddia eden Trump, adayı özgürleştirip özgürleştirmeyeceğini ya da alıp almayacağını bilmediğini ama Küba ile istediği her şeyi yapabileceğini düşündüğünü de ekledi.


Küba Enerji Kriziyle Boğuşuyor


Trump'ın bu sert açıklamaları, Küba'nın derin bir enerji ve ekonomik krizle boğuştuğu bir döneme denk geldi. ABD'nin Venezuela'dan Küba'ya giden petrol sevkiyatlarını engellemesi ve enerji üzerindeki baskıyı artırması, ülke genelinde uzun süreli elektrik kesintilerine ve ekonomik çöküş tehlikesine yol açtı. Washington yönetimi bu zayıflığı diplomatik müzakereler için açık bir fırsat olarak değerlendiriyor.


Küba Liderinden Red Yanıtı


ABD ile Küba arasında arka kanallardan diplomatik temasların sürdüğü de ortaya çıktı. Washington'un müzakerelerde Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel'in görevden ayrılmasını gündeme getirdiği ileri sürüldü. 2018'den bu yana iktidarda bulunan Díaz-Canel ise ABD ile görüşmelerin ancak egemenlik, eşitlik ve karşılıklı saygı ilkeleri çerçevesinde yürütülebileceğini söyleyerek ülkenin iç işlerine müdahaleyi kesinlikle reddetti.


Trump Neden Küba'yı İstiyor?


Trump'ın bu sert tutumunun arkasında birden fazla stratejik neden yatıyor. Küba'nın ABD kıyılarına son derece yakın konumu ve Karayipler'deki jeopolitik ağırlığı, Washington'u adanın Rusya ve Çin ile ilişkilerinden tedirgin ediyor. Bunun yanı sıra ABD'de özellikle Florida'da yaşayan ve seçim sonuçlarını doğrudan etkileyen Küba kökenli Amerikalı seçmenler, Havana yönetimine yönelik sert politikaları güçlü biçimde destekliyor. Trump yönetimi uzun süredir Küba'daki komünist yönetimin dönüşümünü zorlayan maksimum baskı politikasını sürdürüyor.


GÜNDELİK HABER YORUMU:


Trump'ın Küba açıklamaları, Orta Doğu'daki savaşın gölgesinde kalmış olsa da son derece önemli. Bir ülkeyi "alma" söylemini bu kadar açık kullanmak, uluslararası hukukta kabul görmez ancak Trump'ın bu tür söylemleri iç kamuoyuna yönelik mesajlar olarak değerlendirmek gerekiyor. Küba'nın içinde bulunduğu enerji krizi gerçekten ciddi ve bu kırılganlığı fırsata çevirmek isteyen Washington, adım adım baskıyı artırıyor. Díaz-Canel yönetiminin ne kadar direnimi sürdürebileceği önümüzdeki süreçte belirleyici olacak.


 KAYNAK: SonDakika, Anadolu Ajansı, Reuters



Yorumlar


bottom of page